Mümkünse yaratıcı olmayalım

Mümkünse yaratıcı olmayalım
Nerede o eski daktilolar, özellikle koyu turuncu olanlar...

Çok ünlü bir yazar, üniversitede gençlerle sohbet ediyor. O sırada sohbeti yürüten genç üniversiteli ünlü yazarımıza soruyor, o çok sorulan ve çok klişe soruyu:
- Peki yazar olmak isteyen gençlere ne tür tavsiyeler verirsiniz?
Yazar biraz da sorunun aşırı klişe oluşundan rahatsız olacak ki, şu yanıtı veriyor:
- Mümkünse, olmasınlar.

Bu küçük anekdot bize aslında yaratıcılıkla ilgili çok şey anlatıyor. Eğer biri yazar olmak istiyorsa, ne birinin tavsiyesine ne de bir başkasının yorumuna ihtiyaç duyar, yazar olur (iyi ya da kötü hiç farketmez). Ama birine "mümkünse yazar olma" dediğinizde "Aaa... Öyle mi ben biraz düşüneyim o zaman" diyorsa, o zaten yazar olmayacaktır, olamamıştır da

Yaratıcılık da böyledir. Tam da akacak kan damarda durmaz söyleminin karşılığıdır. Sizin merakınız ve eylemci yanınız, birilerinin size karşı çıkması hatta yandaş olmasıyla değişmez.

Yaratıcılık oradadır ve her an yaratmaya hazırdır.

Yaratıcılık hayatın olduğu her yerdedir ve hayatın olduğu her yerde irade ve eylem vardır.

Daha az yaratıcı günler dileğimle 😄