Seni, beni kandırıyorlar mı?
Romalı düşünür Cicero, bundan 2025 sene önce, ateizmiyle tanınan Yunanlı filozof Diagoras'ın (Miloslu Diagoras) hikâyesini anlattı.
Diagoras'a Tanrıların varlığını kanıtlamaya çalışanlar bir dizi tablo gösterdiler. Tablolarda şiddetli bir fırtınada batan gemilerden kurtulan denizciler resmedilmişti. Bak dediler bu insanlar Tanrılara dua ettiler, sağ kurtuldular. "İşte kanıt!" dediler.
Diagoras tablolara uzun uzun baktı. Sonra sordu:
"Dua edip boğulanlar nerede?"
Belki de sen de her gün aynı kuyuya taş atıyorsun.
Görünene bakıyorsun, başarı hikâyelerini okuyorsun, milyoner girişimcilerin podcastlerini dinliyorsun. "Bu yöntemi uyguladım, hayatım değişti" diyenleri takip ediyorsun. Ve içinden şunu geçiriyorsun: "Demek ki bu işe yarıyor."
Ama kimse sana, bana aynı yöntemi uygulayıp batanları göstermiyor. Kimse o tabloya dahil etmiyor onları.
Bunun bir adı var: Hayatta kalma yanılgısı. Survivorship bias. (İsim babası olan Macar bir istatistikçinin 2.dünya savaşının seyrini değiştirmesi hikayesi de şurada)
Yatırım dünyasında, eğitimde, pazarlamada, kariyer tavsiyelerinde — her yerde aynı oyun oynanıyor. Sana sadece hayatta kalanları gösteriyorlar. Çünkü batan gemilerin hikâyesi satmıyor. İlham vermiyor. Tık getirmiyor. BATAN GEMİNİN MALLARI SATMIYOR😄
Ve sen de farkında olmadan o eksik veriyle karar veriyorsun. O eksik veriyle strateji kuruyorsun. O eksik veriyle kendini yetersiz hissediyorsun — "o başardı, ben neden başaramıyorum?" diye.
Halbuki belki de o başardı çünkü zamanlaması mükemmeldi. Çünkü ailesi arkasındaydı. Çünkü o piyasaya ilk girendi. Çünkü şans yüzüne güldü. Ve bunların hiçbirini sana söylemiyorlar. Çünkü... Çünkü... Çünkü...
Peki ne yapacaksın, ne yapacağız?
Görmediğimiz soruyu sormayı öğreneceğiz.
Bir başarı hikâyesi gördüğünde şunu sor: "Aynı şeyi yapıp başaramayanlar nerede?"
Bir istatistik gördüğünde sor: "Bu veri kimin hikâyesini dışarıda bırakıyor?"
Bir tavsiye aldığında sor: "Bu tavsiye benim koşullarımda da geçerli mi?"
En tehlikeli veri noktası, hiç görmediğin veridir.
Eksik olan veriye ulaşmak her zaman mümkün olmayabilir. Ama onu aramak — onun var olduğunu bilmek — seni ortalama bir karar vericiden ayırır.
Diagoras o tabloları reddetti değil. Sadece eksik olanı sordu.
Sen de sor. (Bana da sor)
Görüşürüz,
Özgür Doğan'dan sevgiler, sepetler!