Hayat beni neden yoruyorsun?

Paylaş
Hayat beni neden yoruyorsun?

İlkokulda bir öğretmenimiz, "silginiz yoksa üstünü karalayın, çizin ne olacak?" demişti. Ağzımız açık bakmıştık, sanki dünyanın 8. harikasını keşfetmişiz gibi.

Hayatta redo yok, silgi yok, geriye alma yok. Hayat hep ileri giden bir şey. Eğer becerebiliyorsanız, bagajınızı, yükünüzü, makus geçmişinizi "geride" bırakıp "şimdi"yle devam edebilirsiniz.

Ama işte tam burada bir şeyi fark ettim yıllar içinde:

Geçmiş yalnızca bellekte yaşar. Gelecek yalnızca zihnin kurduğu bir projeksiyon. Şu an ise — şu an tek gerçek temas noktası. Eylem sadece şimdi gerçekleşir. Bir kararı dün veremezsiniz, yarın da veremezsiniz. Yalnızca şimdi.

Bu yüzden "şimdi"de olmak güçlü — çünkü gücünüzün kullanılabildiği tek yer orası.

Şimdi, şu anda, burada ve şimdi! Yargısız, yüksüz, bagajsız… Nasıl olacak?

Bunun yollarını yıllar boyu aradım, nerede nasıl bulurum diye bakmadığım kitap gitmediğim seminer kalmadı.

Ve fark ettim: Zihin geçmişte ya da gelecekteyken, mevcut enerjinin büyük kısmı orada harcanır. Kaygı genellikle gelecek hakkındadır, suçluluk geçmiş hakkında. İkisi de şu an yoktur. Şimdide kalmak, aslında var olmayan şeylerle savaşmayı bırakmak demek.

Bir gün Procter & Gamble'da üst düzey yöneticilerin olduğu bir ekiple atölye yaparken, öyle baya hararetli bir şey anlatırken — durdum. Sanki online bir toplantıdayız ve internet kesildi, ben de dondum gibi durdum. Herkes şaşkınlık içinde benim durmamı izledi.

"Durun," dedim. "Durun durun durun durun! Şimdi şu ana gelin, kapatın gözlerinizi, içerideki ışıkları kapatın, buraya gelin, karanlığa."

Çıt çıkmadı. Herkes gözlerini kapadı. Galiba 20 dakika durduk. Karanlıkta oturduk, içimizin karanlığında — o an ne oluyorsa tanık olduk.

O odada olan şeyi şimdi anlıyorum daha iyi: Tüm o yöneticiler, tüm o ajanda, tüm o "ne yapacağız, nereye gideceğiz" enerjisi — tek bir noktaya toplandı. Şimdiye. Ve o konsantrasyon, başlı başına bir güçtü. Kimse bir şey yapmadı, kimse bir şey söylemedi. Sadece şimdide oldular. Bu yeterliydi.

Ne zaman "hayat beni neden yoruyorsun" desem, mızmızlansam, zihnimin çıkmaz sokaklarında gezinmeye başlasam — kendimi durduruyorum.

Dur diyorum. Geri gel. Şimdiye gel.

Çünkü şimdi, en basit şey gibi görünür. "Sadece burada ol." Ama zihin sürekli kaçar. Bu yüzden şimdide kalmak bir disiplin, hatta bir cesaret meselesidir. Geçmişin ağırlığını ve geleceğin anksiyetesini taşımadan, yalnızca bu ana teslim olmak — aslında oldukça radikal bir eylemdir.

Sen şu anda neredesin? Şimdi de mi?

Bana yaz.

Özgür Doğan'dan sevgiler, sepetler.


Devamını oku